SEVGİSİZ EVLİLİK İŞKENCEDİR!!!

 Evlilik, eşler arasında birleşme olarak tanımlansa da asıl anlamından uzaklaşıyor. Aslında evlilik paylaşımdır! Almaktan çok vermektir, abartısız ve içten özveridir.

Tarihten bu yana evlilik kutsallığı Tanrı tarafından Havva ile Adem'e tanınmıştır. Ve soy geliştirme, çoğalma anlamında gerçekleştirilmiştir. Ardından sevgiler artıkça insanlar kadın-erkek sevgi olgusunu evlerinde aynı mekan da çoğaltma girişimi, paylaşımı için evlilik denen kurumla mutlu olma yoluna gitmişlerdir.

Ne yazık ki; ‘'Her evli çift mutlu değil''

!
Eşler arasında belli yıldan sonra hatta son zamanlarda birkaç ay sonradan çatırdayan ilişki yerini saklı dünyada tek erkek veya yalnız kadın olma ama

 “Evli Eşler'' görünümünde gizlemektedir.

Kimse dürüst değil!

Mutsuz anlaşamayan eşler maskeli;ideal evli çift havasında,başkalarına “Evliliğimiz Harika'' Derken asıl kendilerini kandırdıklarının farkında değiller.. Kendilerine duymadıkları saygı ve sevgiyi insanların “Ne Kadar Saygılı, Sevgili Eşlermiş'' Demeleri için çabalayan insanlarla dolu çevremiz...

‘'Sevgi'' ise bu tür evliliklerde sıkışıp ruhları,bilinçleri üretici etmeden durgunlaştırmakta!!

 Kutsal din kitaplarında da sevgi saygı dolu tek eşlilikten oluşan evliliklerden söz edilmektedir.

‘' Kadın erkeğe, erkekte kadına hakkını vermeli, cinsel ahlaksızlıktan önlem almak için evlilik şarttır'' incil den!

‘'Kadın ve erkeğin yuva kurması, çoluk çocuğa kavuşması için evlenmeleri gerekiyor''! Kuran ı Kerim den!

Buna benzer beraberliklerde evlilik şartı söz edilirken tabii ki evlilikte bulunması gereken kurallar göz önüne alınmalıdır.. Bir evlilikte olması gereken üç kural:

Sevgi-Saygı-Güven!

Sevgisiz hiçbir şeyin anlamı olmadığı gibi evlilikte de sevgisiz bir ilişki sürdürmek mümkün değildir. Sevgi, saygıyı oluşturur arkasından öz güven gelişir.. Sevgi-saygı dolu paylaşım zaten zamanla güveni sağlayacaktır!

Her ne kadar da evlilikte paylaşım şart dense de; insanın kadın erkek olsun ayrı bedeni, ruhu, düşünüşleri ve felsefesi vardır. Bunlar ayrı dokunulmazlıkta sürekli korunmalıdır. Aynı şeyi karşınızdaki insandan beklemek yanlıştır. Bu siyaset, hayat, yaşam renklerinin farklılığı gibidir. Evli olmak demek eşinize “Ben griyi seviyorum sende sevmelisin'' Diye zorlama, baskılama değildir. Aynı evde yaşanıyorsa sorumluluklar ev, yuva kavramında bilindikten sonra; eşlerden birinin özellikle bu erkeklerde var olan; özgür, özgün tarzlar yine dozunda ama bilinçli şekilde yapılmalıdır. Evlilikte üç temel şartın yanında anlayışta çok önemlidir. Ne erkek kadının ne de kadın erkeğin kölesi değildir. Anlayışı önde tutan eşler evliliklerinde sevgi saygı varlığıyla beraberlik yürüteceklerdir.

Eşler; hak edilen ve kişide var olan yetenekleri bir birine söylemeliler.. Bu yeteneklerin eşler tarafından keşfedilmesi kadın veya erkeği son derece mutlu kılar. Bunu kompleks yapıp içinde bildiği halde eşine söylemeyen çiftler ne yazık ki mevcuttur!

Sevgi saygı derken elbette ki cinsel uyumda çok önemlidir,eşler arasında..

Sevginin birleşmesi, tensel çekimin huzuru eşlerin vazgeçilmezliği olmalıdır.Fakat cinsel beraberlikte bile yine sevgi saygı anlayış göz önünde tutulmalıdır.

Ne kadar severseniz sevin kesinlikle karşınızdaki siz gibi değildir. Tıpkı anne ve babanızla sizin aranızdaki farklıklar gibi.. Evlisiniz diye illa eşinizde sizin gibi olacak değildir. Bireysel ayrıcalıklar göz önünde bulundurulmalıdır. Fakat bu ayrıcalıklar evlilik uyumunu zorlaştırıyorsa;dostlar evli desin diye değil;siz mutluysanız anlaşabiliyorsanız evli kalın !! Yoksa sizden oluşacak sevgi çiçeklerini karartmadan bu beraberliğe son verin..

Nedense toplumumuzda evlenmek güzelliği ayrılık güzelliği kadar olumlu karşılanmamaktadır. Nikah masasındaki anlaşmada sanki;

''Ne kadar acı çeksen de, ne kadar uyum sağlayamasan da, kötü alışkanlıklarla dolu eşin olsa da bu iş mezarda biter!!! “ Parolası verilmektedir.

Keşke bu gelenek dolu içsel etkileşimdeki egomuzda sevgi temeli göz önünde bulundurulsa!

Hiç rastladınız mı?

‘ 'Sevginin bittiği yerde sizinde ilişkiniz bitsin denen bir nikah memurunun konuşmasına''!

Veya anne ve babaların;

‘'Kızım oğlum sevgi ile dolu beraberlik senin olsun , sevginin saygının bittiği günde yine ben buradayım gel, yanıma.''!!

Diyen anne ve babaya rastladınız mı?

İşte asıl bunlar söylenmeli... Sevgisiz bir beraberlik işkencedir, her iki cinsteki insan için de!!..

Ve bu sevgisiz anlaşamayan insanlardan oluşan çocuklara yazık değil mi? Sevgisiz bir ortamda büyüyen bir çocuk ne denli yarınlarda başarılı mutlu olabilir hiç bunu düşündünüz mü? Özellikle çocuk yaşlarda anne ve babanın anlaşmazlığı çok çabuk fark edilir. Çocuk dünyasında en gelişmiş sezi, anne ve baba arasındaki sevgiyi aile kavramında hissedebilmesi veya yok olduğunu bilmesidir. Hem kendimize hem de çocuklarımıza saygı duymuyor, yaşamı evlilik adı altında işkenceye çeviriyoruz. Ama toplum bizi mutlu görüyor ya! Kimse anlamıyor ya(!)

Bizde eşlerimizi kolumuza takıp salına salına geziyoruz .

 Hep toplum mutlu olsun diye! kendimize çocuklarımıza haksızlık ediyoruz. Kendimize saygıyı unuturcasına..

Tabi ki bu anlatımımın dışında bulunan çok mutlu eşler ve evliliklerdeki çocuklarda vardır. Gözlemlerim genelleme yapılmamalıdır! Yazmak istediğim; mutsuz eşlerin

 çocuklarına verdikleri acılar içindir. Cinsel uyumu yaşamayan ve ertesi güne sevgi ile uyanamayan kadın ve erkeğin maskesindeki giz ve gizem içinde kimselerin anlamadıklarını sandıkları ama çok açık seçik çocukların bakışlarıyla belli olan şifreli evlilikler içindir!

Umarım bu yazıyı okuyunca sevgiyi tatmayan eşlerin sevgiye ya merhaba yada sevgisiz yuvada sevgi çiçeklerine sancılı günlere devamlarına son verip, bu ilişkiye veda etmeleridir!!

Kimsenin kararına müdahale etme niyetinde değilim. Sadece çocuklar için uyumsuz evliliklere tanı koymalı, tedavi ve onarım çabalarına emek vermeleri gerektiğini vurguluyorum!

Israrla diyorum;

Sevginin bittiği her yerden, bir an önce  uzaklaşmalı. Emin olun ki ;

‘'Sevgisiz hiçbir şey yerinde ve tadında olmuyor.''!!

  Tek taraflı sevgilerde de bu yine aynıdır. Sevgi karşılığında; beslenmiyorsa, saygı sevgiye karışmamışsa o ilişkiye, o evliliğe hatta o dostluğa ”Hoşça kal'' demenin zamanı gelmiştir.!! Kendiniz için, sevgisiz tüm ilişkilere elveda deyiniz!

Mutlu yarınlara...

A.Esra OSKAY